MATEMATİK, MATEMATİĞİN GÜNLÜK HAYATIMIZDAKİ YERİ, ATATÜRK’

MATEMATİK
 
Abaküs antik çağlardan beri kullanılan bir hesaplama aygıtı.

 
Matematik ardışık soyutlama ve genellemeler süreci olarak geliştirilen düşünceler (yapılar) ve bağıntılardan oluşan bir sistemdir. Bu yapıların ve bağıntıların oluşturulması sezgi gerektirir.
Sezgi, düş gücü ve tümevarımcı düşünme süreçlerini kapsar. Bağıntılar yapılar arasındaki ilişkilerdir;yapıları birbirine bağlar. Matematiğin yapısında elemanlar ve önermeler vardır.
Elemanlara nokta, doğru, düzlem,üçgen gösterilebilir. Önermelere ise "Üçgenin iç açıları toplamı 180°'dir" örneği verilebilir. Ancak matematik doğru hüküm veren önermelerle uğraşır.
Matematik insan tarafından zihinsel olarak yaratılan bir sistemdir. Bu durum matematiği soyut hale getirir.
Birçok matematikçi matematiği bir bilimden çok sanat olarak görerek araştırdıkları alanları yalnızca saf bir estetik kaygı ile incelerler. Matematiği bilimin dili olarak ele alıp, pozitif bilim saymayan filozoflar da vardır.

MATEMATİĞİN GÜNLÜK HAYATIMIZDAKİ YERİ
Bizde matematiğin yerini anlamak için 5dk matematiği yokmuş gibi düşünelim; örneğin sabah kalktık ve saatimize baktık ama boşuna çünkü matematik yoksa rakamlarda olmaz zaten... Saatteki 12 rakamı ve bir saatin 60dk olması matematiğin sonucudur.

Neyse saate bakamadık şimdi lavabo ya gidip elimizi yüzümüzü yıkayalım ama birde ne görelim? Çeşme yok kahvaltı yapacağız, bakkala gittik, ekmek fiyatını sorduk ama yine cevap yok rakamlar yok ki bakkal nasıl cevap versin.

Daha durun matematik olmadan sabahı çıkartamadık gerisini siz düşünün matematiğin yerini daha iyi anlayacağınızdan eminim. O herkesin sahip olmak istediği günden güne gelişen bilgisayar olmazdı, cep telefonu zaten olmazdı...
(daha çok örnek var ama buraya sığdıramadım).

Matematik bir problem çözme sanatıdır yani elinizdeki bilgileri nasıl kullanacağınızı öğretir ve nasıl sonuca varacağınızı nereden gideceğiniz ne yapmanız gerektiğini öğretir.

En az giderle an çok geliri nasıl kazanacağınızı öğretir (türev büyük buluş)... Eğer matematik sanatı bir insanda gelişmemişse elindeki bilgileri nasıl kullanacağını bilemez.

Örneğin elinizde bir miktar para var bu miktar çok yâda az olabilir ama matematik yani problem çözme sanatınız gelişmişse o parayı en iyi şekilde kullanırsınız ve en iyi sonuca ulaşırsınız.
 
Matematik bize elimizdeki değerleri nasıl en faydalı şekilde kullanmamız gerektiğini öğretir, zaten problemlerde böyle çözülmez mi?
 
Tabi insanlar bunların farkına genelde nadir varırlar şimdi söyleyeceklerimin daha önce olup olmadığını bilmiyorum ama biz önce kabul edelim.

Bir matematikçi grup teorisini geliştirsin ve bir kimyacı da bu teoriyi atomlara uygulasın sonuçta da bir doktor bu teoriyi kullanarak kanser hastalarını daha kolay ve daha çabuk olarak iyileştirsin.
 
Kanser hastası olup hayatta kalma oranı artar. (bu hastalık başka bir hastalık ta olabilir)
Bunlar gerçekten olmuş bile olsa hayatı grup teorisi sayesinde kurtulmuş olan bir insan bile matematiğin hayattaki yeri sorulunca istediğimiz cevabı vermez.

Bunun bana göre sebebi matematiği insanlara yeterince anlatamamaktandır insanlar matematikle tanışırsa zaten cevap hazırdır 

ATATÜRK’ÜN MATEMATİK ALANINDA YAPMIŞ OLDUĞU ÇALIŞMALAR
Atatürk' ün önder olma kişiliğinin yanında matematikçi kişiliğini biliyormuydunuz.
Evet aynen öyle Atatürk kendisi bizzat Fansızca bir matematik kitabını Türkçe' ye çevirmiştir.

Dil devrimiyle birlikte dili Osmanlıca' dan öz Türkçe'ye dönen bir toplumun eski dildeki geometri terimlerini anlayabilmelerine olanak yoktur. Bu eksikliğin farkında olan Atatürk, yaverinden Avrupa kaynaklı bir geometri kitabı istetir. Kendisine getirilen Fransızca geometri kitabını Türkçeye çevirmiş ve matematik eğitiminin gelişimine bizzat kendisi katkıda bulunmuştur. Terimlerin bir çoğunun karşılığını kendisi geliştirmiştir.
Eski dildeki geometri ve matematik terimlerinin bazılarının yeni dildeki karşılıkları şunlardır:
 

Birde şu cümleye bakalım:
"Müsellesin sathı yatalay, dikeley zarbının müsavatına müsavidir." Bu cümlenin günümüz dili ile karşılığı. "Üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir." görüldüğü üzere eski dildeki terimleri anlamak kullandığımız dil ile mümkün değildir.
Atatürk' ün yeni yetişecek neslin kendi diliyle anlayacağı bir matematik eğitimi için yaptığı katkıyı iyi anlamak gerekiyor.

 

Yorum Yaz